Reklam Reklam

Ayasofya’nın 6. yüzyıldaki büyüleyici akustiğini canlandırdılar

Ayasofya’nın 6. yüzyıldaki büyüleyici akustiğini canlandırdılar

Müziğin prodüksiyon, kayıt ve işlenme aşamalarında kullanılan teknoloji, özellikle de gerçek enstrümanları ve akustik ortamın karakteristiğinin bir benzerini yakalamaya çalışan yazılımların kapasitesini ele aldığımızda, her zamankinden daha gelişmiş ve daha büyüleyici bir nitelik kazandı. Dijital emülasyon ya da “yeniden modelleme” (remodeling) olarak adlandırılan teknik sadece gitar amfilerinin, piyanoların veya synthesizer’ların ses genişliğini taklit etmekle kalmıyor; aynı zamanda sonsuza uzanan bir esneklik katmanı kazandırdığı için yapısı ve ses dalgası genişlikleri bakımından dinleyiciye işitsel bir deneyim sunuyor.

“Convolution reverb” olarak adlandırılan teknolojide işitsel deneyimin geçici olduğu kadar uzamsal bir yönünün olduğunun da altı çiziliyor. Böylece fiziksel alanda ses dalgalarının yarattığı hava basıncını sanki gerçekten oradaymışçasına hissedebiliyorsunuz.

Stanford Üniversitesi’nin Müzik ve Akustik Üzerine Bilgisayar Araştırmaları Merkezive Sanat&Sanat Tarihi Bölümü’nün işbirliğiyle temelleri atılan “Icons of Sound” projesi bünyesinde çalışmalarını yürüten araştırmacılar, milattan sonra 6. yüzyıldan bir Bizans ilahisi yorumunu yeniden yaratmak için birçok kaynak kullandı. Ayasofya bu türden bir müzik için biçilmiş kaftandı zira akustik ortamı oldukça elverişliydi.

Şehrin Bizans olarak adlandırıldığı 532 ve 537 yıllarında İmparator Jüstinyen tarafından inşa edilen devasa kilise (sonrasında bir camiye dönüştürüldü ve günümüzde devlet kontrolünde bir müze haline getirildi) “uzunluğu 70 metreye ulaşan, sıra sütunlu geçitler ve galerilerle çevrili alışılmadık büyüklükteki bir nef’in yanı sıra zemini ve duvarları kaplayan mermerden oluşuyordu.” Tam ortası ise “yerden 56 metre yükselen ve altın mozaikleri ile göz alan bir kubbe” ile taçlanıyordu. Yapının ağır, yansıtıcı yüzeyi ve mimarisinin muazzamlığı bir araya geldiğinde yarattığı etki “dilin anlaşılabilirliğine dair günümüzün getirdiği beklentileri sınıyor”.

Bize gelen mesajları anlamlandırabilmek için konuşulanları yankılanma yaratmayacak alanlarda dinlemeye alışkınız. Bunun tam aksine Ayasofya’nın akustiği mesajın anlaşılabilirliğini bulanıklaştırıyor, kelimelerin sanki bir okyanusun derinliklerinden doğru geliyormuş hissiyatı vererek yüzeye çıktığını düşündürüyor bizlere.

Icons of Sound ekibi Ayasofya’nın su altı akustiklerini “dürtü yanıtları” (impulse responses) adı verilen bir “convolution reverb” tekniğiyle yeniden inşa etti. Dürtü yanıtları belirli alanlardaki yankılanmaların kayıtlarını almayı ve sonrasında aynı psiko-akustik etkiyi yaratma amaçlı yankıları dijital simülasyondan geçirme işlemini kapsıyor. Bu işleme auralizasyon adı veriliyor. Müzik ve Akustik Üzerine Bilgisayar Araştırmaları Merkezi dürtü yanıtını “alanın bir tesiri” olarak tanımlıyor. Bu yöntem genellikle stüdyo müzik prodüksiyonlarında kullanılsa da Icons of Sound geçtiğimiz yıl Stanford Üniversitesi’nin Bing Konser Salonu’nda bunu canlı bir performans şeklinde dinleyicilere sundu. Cappella Romana, Kutsal Roma İmparatorluğu zamanındaki ses rengini canlı performansa da taşımayı başardı.

Videoda da duyabileceğiniz gibi sonuç oldukça sürükleyici ve yoğun bir nitelik taşıyor. Efektleri tam olarak verebilmek adına çeşitli görseller ve ışık oyunları yansıtılarak “atmosferik güçlendirme” (atmospheric reinforcement) işlemi uygulandı.

Araştırmacıların eski kilisede alabildikleri tek ses kaydı dört balonun patlatılması idi. Kayıtlardan elde ettikleri yankılanmaları katmanlayarak binanın akustik karakteristiğini elde etmeyi başardılar. Bu adresten diğer ses kayıtlarına erişebilmeniz mümkün.

Yukarıdaki videoda Orta Çağ sanatı alanında doçentlik görevini sürdüren Bissera Pentcheva Ayasofya’nın akustiğinin sesi ve ışığı nasıl şekillendirdiğini anlatıyor. Püristler bir performansı gerçek yerinde izleme taraftarı olsalar da, bu ses dalgalarının herhangi bir konser salonunda gerçekliğe olabildiğince yakın bir düzeyde icra edilebiliyor olması oldukça büyüleyici.

Kaynak: OpenCulture

Çeviri: Gökçen Sena Duman

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-postanız paylaşılmaz. * işaretli alanların girilmesi zorunludur.

İptal